ANNECİMMM
10/5/2008

Annecim annecim baksana şampuanım bitti alsana………. Bu reklam sloganını herkes biliyordur. Düşünsenize şampuanımız bittiğinde bile anne diyoruz. Düştüğümüzde “anneeeee” diye bağırırız. Annelik duygusunu yaşamadım daha (umarım yaşarım) ama yeğenimi oğlum gibi seviyorum desem de aynısı değil tabiî ki.
Elleri öpülesi anneler…..Anneler gününüz kutlu olsun…
Anneme ilk hediyemi ana sınıfında oyun hamurundan yaptığımız çiçeklerden vermiştim. O kadar çok sevinmişti ki. O resmi hiç unutmam.
Özledim be anne seni..
Uzun lafın kısası herkesin ANNELER GÜNÜ kutlu olsun.
Yorum (18) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Artık Benim de Villam vARRRR
8/5/2008
Artık benimde evimmm var…….. Ev değil villa… bir değil 2 tane… Tapusu da benim üzerime.. Bir öğretmen maaşı ile bir araba bile alamayan ben 2 villa aldım:)=) hem yüzme havuzu da var. Hele o bahçesi….Çıplak ayak o çimlerin üzerine basıp hiç kahvaltı yapamayacağım ama olsun..
Bu kız ne villasından bahsediyor diye düşünüyorsunuzdur. Hemencecik anlatayım. İnternette online oynanan bazı oyunlar var. Bende o oyunlardan birine üye oldum.BuBoshworld " www.boshworld.com" oyunu harika bir dünya. Oyuna şuan kaç kişinin üye olduğunu bilmiyorum ama 1000 kişi kesin vardır. Ve bosh markası güvencesi ile. Bu bosh world dünyasına öncelikle üye oluyorsunuz. Kendinize bir villa sahip oluyorsunuz. Ve içindeki beyaz eşyalarını kendi tercihinize göre seçiyorsunuz. Komşularını oluyor, hatta evinizi temizliyorsunuz bile:=) Koca evin nasıl kolayca temizlendiğini şaşacaksınız.
Bunun yanında bosh dünyasının çeşitli aktiviteleri oluyor, bunlara da katılma şansına sahip oluyorsunuz. Ve çok eğlenceli… Benim kanki Hiloş la komşuculuk oynuyoruz. Evlerimizin birbirinden çok uzak olmasına rağmen bi o benim evde, bi ben onun evindeyim:=) İnanın çok hoş…
Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Sevgi...
6/5/2008
Blog blog blog … kızım ne işin var orda sıkılmadın mı hala diyenler var arkadaşlarım arasında. Sebebi onlara yeterince zaman ayırmamam. Ama en büyük zevkim, en büyük arkadaşım rolünde bu site. Zevkle yazıyorum yazılarımı.
Boş işlerle uğraşıyorsun diyenlerde oldu, zamanını boşa harcıyorsun diyende olmadı değil. Ama biliyordum ki boş değil bu uğraşım.
Sitemde yazdığım yazılardan etkilenerek canım Ebru AKIN’cım da 3 hafta önce öğrencilerime kurabiyeler yaptı, ana sınıf öğrencilerimiz için oyuncaklar ve okuma kitapları gönderdi.
Bende öğrencilerimden Ebru ablalarına mektup yazmalarını istedim. Kendi özgür iradeleri ile :))) yazdılar mektuplarını, mektupla kalmayıp resimler yaptılar ona.
Ebru da bunlar hakkında bir yazı yazmış. Sizden ricam Ebru’nunblogunu ziyaret etmeniz.
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Böyle trafiğe can kurban
4/5/2008
Günlerden 1 Mayıs, ,işçi bayramı. Okuldan çıkıp Siirt’ e gidiyorduk minibüsle. Okul yorucu geçmişti ogün, başımı pencere ye yaslayıp dışarıdaki yemyeşil buğday tarlalarını izliyordum. Birden minibüs yavaşlamaya başladı. Bir baktım ki Koçerler “ kışın evlerine döner, yaz aylarında küçük baş hayvanlarını alıp daha serin yerlere giderler” Van, Erzurum ‘a doğru eşeklerine yüklerini yüklemiş yollarına devam ediyordu. Biraz ötede de küçük baş hayvanları yolu kapamış, minibüsler, otomobiller arka arkaya dizilmiş yolun açılmasını bekliyordu. O minicik koyunlar o kadar tatlıydılar ki.. Günlerden 1 mayıs olması da başka bir espri konusu oldu. Koyunlar bile işçi bayramı eylemi yapıyor dedik.tıkadılar yolu, koyunuz işçiyiz hakkımızı isteriz… diye meeeeeeee meeeeeeee lediler:)






Büyük şehirlerde otomobiller, otobüslerin trafik karmaşasından illallah gelir. Burada da anca yola dana çıkar, işte böyle koyunlar çıkar da trafik karmaşasını yaşarız.
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Yeşil bir köy..
30/4/2008
Şöyle bir düşünün güneydoğu dendiğinde aklınıza yeşilin hakim olduğu gür ormanlar gelmiyordur kesin. 3 yıldan beri Siirt’te görev yapıyorum ve bozkır dağlar, tepelerle çevrili bir ortamdayım. Batıya gittikçe ağaç sayıları artıyor maalesef. Buradaki insanlar yeşile çok değer vermiyorlar. Bulunduğum köyde tarım yapılmıyor. Kendilerine domates, biber ,patlıcan eklemelerini beklerken onlar ilçeden alışveriş yapıyorlar. Köyde yaşıyoruz ama köylüden beklenen köylü profili benim köyümde yok. Benim köylüm yaz aylarında Marmaris’e çalışmaya gider. Tabi sadece benim köy değil, ilçedeki bir çok erkek yaz aylarında Marmaris’te çalışır. Küçük Kurtalan oluyormuş orası yaz aylarında. Kış aylarında da diğer illere inşaat işçisi olarak çalışmaya gidiyorlar.
Kurtalan’ın bütün köyleri böyle değil tabiî ki. Bugün Türkiye çapında yapılan seviye belirleme sınavı yapıldı. Bizde gözetmen öğretmen olarak başka bir köy okuluna gittik. Beykent ilköğretim okuluna gözetmen olarak gittik. rakım olarak yüksek bir yerde, ve burada bir daha göremeyeceğim bir yeşillikte bir köydü. Köy yemyeşildi. Okulları da ağaçsız , çıplak… Köylüler kendi sebzelerini , meyvelerini kendileri yetiştiriyor, çalışkan bir köy anlayacağınız. Köyün girişinde başlıyordu tezek kokusu.. İşte köy yaa!! Dedik.

Sınav bitiminde okul müdürü bizim için köylülerden birine yemek hazırlamasını istemiş. Bizim için tavuk kesmişler. Soğuk koyun yoğurdundan ayranımızı da içtik. Seviyorum yumrunun köylüsünü dedirtiyor bu davranışlar. Gerçekten çok hoşumuza gitti bize yemek hazırlatmaları, çünkü hiç beklemiyorduk.şu zamanda günahını bile vermeyen insanlar içinde yaşarken, bu gibi davranışlar karşısında şaşırmamak elde değil sanırım.

Sınavımız bitip yemeğimizi yedikten sonra, köyden aşağıya biraz yürüyelim , köy minibüsü bizi yoldan alır diye düşündük. Yürürken bir bahçeden bir köylü”hocalar gelin erik yiyinnn” dedi. Daldık erik bahçesine bir tane erik koparıp ağzımıza atıp, onu yerken erik toplayıp ceplerimize dolduruyorduk:))) İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerin özel okullarında çok para kazanarak çalışabiliriz belki ama bu samimiyeti, insanlığı orada göremem sanırım.
Köy olurda inek olmaz mı???

eee inek var eşek nerde? Ahan da eşek ve yavrusu eşek sıpası:)

Köyden ayrılırken de arkadaşlarla resimlerimizi çekmeyi unutmadık tabiki...
