İŞTE BENİM ÖYKÜM

Uzun zaman oldu yazamadım. İlgilenemedim blogumla. Hayat akışı biraz sarstı sanırım beni. Eski iştahım kalmamıştı. Tatile çıktım süresiz. Ve gelişen olaylar karşısında  bloga dönmem gerektiğini hissettim.

 

İçimdeki ateşe sönmüştü, söndürülmüştü. Tekrar alevlenir mi bilmiyordum bu yüzden  sessizce ve nedensiz bıraktım sayfamı…

 

Ama hep öyle olacak değildim tabiî ki.

 

Ben geldim diyebilirim yeniden..

 

Geçen sene başı blogcu arkadaşım Ebru Akın’dan bir mail almıştım. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve TNT firmasının ortaklaşa sürdürdüğü bir kitap toplama kampanyası varmış. Bunu araştır dedi. Bende o sıralar kendi çapımda sitemde kitap topluyordum. Ebru’nun dediğini yaptım ve araştırdım. Gerekli yerlere ulaştım, karşılıklı yazışmalar oldu. Ve okulumu bu kampanyaya dahil ettim.

 

Yaklaşık 1 yıl kadar sonra okulumuza TNT kargo aracılığı ile 12 koli kitap geldi. Bu kitaplar sayesinde okulda bir kütüphane kurduk.

 

Öğrencilerimde gayet istekli durdular bu olaya.

 

TNT ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği kitap  gönderdikleri okullar arasında “İşte Benim Öyküm” adlı bir yarışma düzenlediler.

 

Tam olarak kaç okula gönderdiklerini bilmiyorum ama sanırım 200 e yakın okuldu.

 

Bizde gönderilen afişleri okula astık ve öğrencilerimizi bu konuda aydınlattık. Bir çok öykü yazıldı ama tutarlı değildi bir çoğu. Kitap okuma alışkanlığı olmayan çocukların  öykü yazmaları zordu tabiî ki. Eda Kul adında bir öğrencimize bu konuda güveniyordum. Eda benim Siirt ‘te ilk atandığım köyden bir öğrencimdi. Onun öğretmeniydim. Ve şimdi başka bir köydeyim ve taşımalı olarak bizim okula geliyor.Eda çok başarılı bir öğrencidir. Öğretmenler günü için okulda kompozisyon yarışması düzenlemiştik ve Eda’nın yazdığı kompozisyonu okuduğumda nutkum tutulmuştu. Öğretmen olduğum ve böyle bir öğrencinin öğretmeni olduğum için gurur duymuştum.

 

 

Eda “Yaman Kahramanlık Peşinde” adlı bir öykü yazdı. Okuduğumuzda gerçekten çok beğendik ve kesin dereceye girer diye düşünmüştük.

 

Okullar kapandı…Ama bi haber yoktu. Herhalde dereceye giremedi diye düşünürken, bir telefonla her şey değişti. Zeytinburnu ÇYDD başkanı Sema MURAT aradı ve Eda’nın 2. olduğunu 28 Haziran tarihinde İstanbul’a ödül törenine davet etti. Ulaşım ve konaklama giderlerini TNT firmasının karşılayacağını söyledi.

 

Hemen Eda’ya haber verdik. Çok ama çok sevindi. Siirt merkezi daha görmeyen , köyünden hiçbir yere gitmeyen Eda, uçakla İstanbul’a gidecekti. Bunun sevinci nasıl anlatılabilinir ki?

 

28 Haziranda Eda’yla Batman’dan havalandık ve İstanbul’da bizi yetkili kişiler karşıladılar. Hemen otelimize gittik. Otelde de  medyaevi yetkilileri ve Sema Hanım karşıladılar bizleri ve o kadar sıcak davrandılar ki..

 

Sivas, Siverek,Kars,Batman(Gercüş) tendi diğer kazanan çocuklar. O gece öğrencilerin kaynaşma gecesi idi. İlk defa bir otelde kalacaktı Eda. Ona çok ilginç gelmişti. Ben de onun yanında onu gözlemliyordum.

 

Ertesi gün sabah ödül töreni için Ümraniye’deki TNT binasına gittik. bizi orada TNT Ekspres Türkiye Genel Müdürü Turgut Yıldız ve diğer TNT firma yetkilileri karşıladılar.  İşin açıkçası bu kadar ilgi beklemiyordum.. Genel olarak hepsi doğudan geldiğinden  içe kapanık ve görmedikleri bir ortam olduğundan çekingen davrandılar. Ama  Turgut Yıldız, Sinan Türel, Erdener Hanım  ve diğer çalışanlar onlarla birebir ilgilendiler.  

 




Ödül töreni de çok hoş geçti. TNT Ekpres Türkiye Genel Müdürü Turgut Yıldız ve ÇYDD Genel Başkanı Prof.Dr.Aysel Çelikel konuşma yaptılar.Yapılan konuşmalar çok samimi ve gelecek vaad eden tarzdaydı.

Öğrencilerin hepsine birer plaket sunuldu, lise bitimine kadar burs ve 1. olan öğrencilerin okullarına 1 adet bilgisayar hediye edildi.

 

Asıl hediye ise bu çocukların başarılarının böyle takdir edilmesi ve bu çocuklar nerede yaşıyor olsalar da  yaşadıkları yere göre değil başarılarına göre neler elde edebileceklerinin farkına vardırttıkları için minnet duydum bu projede görev alan kişilere.

 

Öğrencilere plaketler sunulurken , her öğrencinin de hissettiklerini kelimelerle aktarılması istendi. O an akıllarına gelen düşünceleri o kadar güzel yansıttılar ki. Tabi Eda gururumdu. O da çok hoş bir konuşma yaptı. O konuşurken içim sızladı.Gurur duydum onunla.







 

Daha sonra bende kısa(!!! Mikarfonu elimden bırakmak istemedim aslında:=))) bir konuşma yaptım. Güneydoğuda çalıştığım süre boyunca buradaki çocuklara faydalı olmaya çalıştım. Elimden ne gelebiliyorsa yaptım. Ve bu tarz başarılar bana haz verdi. Burada olduğum sürece onlar için elimden geleni yapacağım. Ben geleceğimizi düşünerek hareket ediyorum. Geleceğim ise elimdeki çocuklarım, öğrencilerim. Geleceğimin yatırımı onlar.  TNT , ÇYDD gibi kuruluşların da desteği ile  geleceğimize yön veriyoruz. Varolsunlar.

 

Bir güzellikten daha bahsetmek istiyorum ki, gerçekten küçük ama beni etkiledi.

 

Öğle yemeğini TNT’ de yedik. Menüde pilav, patates kızartması, et kavurma, dondurma, ve tatlı vardı. Yemeklere bakınca çok iyi bir şeçim dedim. çünkü geçen sene “Gönül köprüsü” için Trabzon’a gittiğimizde öğrencilere sebze yemekleri sunulmuştu. Bizimkilerde sebzeye alışık olmadığı için aç kalmıştı.. Burada ise çocukların hepsi tabaklarındakileri bitirdi.dondurmaya bayıldılar.  Turgut Bey’e yemek seçimleri için teşekkür ettiğimde;”çocuklar neyi sever diye düşündük ona göre bir menü hazırladık” dedi. İşte ilgi, alaka budur.

 

Başka bir güzellikte; 

Otelde odalarımıza çıktığımızda yataklarımızın üzerinde birer hediye vardı. Öğrenciler için kırtasiye malzemeleri, öğretmenler için de fular ve kravat. Çok ince bir düşünceydi. Dediğim gibi bu kadarını beklemiyordum. Ama yaklaşımları o kadar sıcaktı ki. Bir an öğretmenlikten istifa edip TNT de çalışmayı bile düşündüm:=)

 

TNT bu kitap toplama projesini 9 yıldan beri Zeytinburnu ÇYDD şubesi ile ortaklaşa sürdürmekteymiş. bu kitapların toplandığı ve paketlendiği yeri gezme olanağımız oldu.






 Bu kitapların konulara göre ayrımını gönüllü olarak TNT çalışanları yapıyormuş. Herkes günde yarım saat burada kitap ayrımında yardımcı oluyormuş. Eğer sizinde evinizde fazla kitaplarınız varsa ve başkalarının da kitaplarınızdan  faydalanmasını istiyorsanız en yakın TNT bürosuna başvurun.


 

Ödül töreni bittikten sonra da İstanbul’u gezmeye başladık. Yanımızda da medyaevi gruptan Selin Hanım, Cem Bey ve Sevda Hanım , TRT çocuk kameramanları vardı. Birlikte boğaz turu yaptık.

 

 

Oradan Miniatürk’ü gezmeye gittik. Harikaydı gerçekten.


 








Akşamda medyaevi çalışanları bizi yalnız bırakmadı ve Sultanahmet’i gezmeye götürdüler. Birlikte meşhur Sultanahmet köftesini yedik. Oradan da gezintimize devam ettik.

 

2 günün nasıl geçtiğini anlamadık. Dönüşte eminim ki tüm çocuklar bu rüya geziyi baştan sonra hayallerinde canlandırmıştır. Yaşamları 3 gün önceki gibi değildi artık. Hayata farklı bir bakış açısı ile bakıyorlardı. Okumaya daha bir isteklilerdi.

 

Bu projede görev alan herkesten Allah  razı olsun.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !