Sevinç Çığlıkları

Okuldan her günkü gibi yorgun bir şekilde eve geldim. Yemek mi yesem, yoksa hemen uyusam mı diye düşünürken zil çaldı.  Kocaman bir koli ile 2 kargocu adamı buluverdim kapı önünde.

 

Amozonik’ten (www.blogcu.com/amozonik) kargo bekliyordum ama bu kadar büyük bir koli düşünmemiştim.

 

Büyük bir heyecanla koliyi açtım. Sanki o koli benim için gelmişti. Kolinin içindeki diğer kolileri açarken nutkum tutuldu. “Bu kadar olmaz” dedim.

 

Tamam şampuan yollayacağını söyledi ama bu kadar yollayacağını hiç düşünmedim.

 

Duş jeli…İnanılmazdı…

 

 

Hele sabunlar….Müthiş bir koli ile karşı karşıya idim.

 

Çöp poşetleri bile vardı…

 

O duş liflerlini, tarakları görünce daha bi şaşaladım.

 

Bir sürü kurşun kalem….Tüm okula dağıtabileceğim kadar kalem göndermişti.

 

Hole  kolileri açıp bıraktım. Etrafa bakınca bende inanamadım.

Müthişsin Amozonik dedim.

Hemen aradım ki, kolinin bana ulaştığını bilsin istedim. 

Nutkum tutulmuş, ağzım kulaklarımda konuşmaya başladım. Zaten sesimden ne kadar mutlu olduğumu anlıyordu.

 

Aklımdaki düşünce ise; bunları yarın dağıttığımda çocukların yüz ifadeleri idi…

 

Büyük bir uğraşla koliyi poşetlere dağıtarak okula getirdim.

 

Önce 8. sınıflara dağıttım.

--Amozonik ablanız, gönderdi bunları dedim. Duş jeli ve şampuan  kalem dağıttım onlara. Taşımalı gelen bir erkek öğrenci , yanındakine; “len bu duş jeli nedir?” dedi.

Bunu duyunca  renklerine göre anlattım. Mavi renkli olanla vücudunuzu, beyaz renkli olanla da saçlarınızı yıkayacaksınız dedim.

 

Amozonik kim? Dediler. Konuşmak ister misiniz? dedim.

 

Öğretmenim ben konuşayımmm, diye sesler içinden, Merve başka bi bakışla bana bakıyordu. Elinde de duş jeli, kapağını açmış kokluyordu.

 

Merve gel , sen konuş dedim.

Telefonu eline aldı..

Öğretmenim çok heyecanlandım. Ellerim titriyor dedi.

Telefonu aldım, Amozonik bak biri seninle konuşmak istiyor deyip, Merve’ye uzattım telefonu.

“bizi tanımadan, görmeden bu hediyeleri yolladığınız çok teşekkür ederiz “ dedi. Çok mutlu ettiniz bizi….

Tutamadım kendimi, gözyaşlarım akmaya başladı. Duş jelini bilmeyen çocuklar bu akşam beklide o duş jeli mis gibi kokacaklar. Ellerinde şampuana bakan, duş jelini koklayıp aralarında kıkırdayan kızları görünce ve Merve’nin o cümleleri karşısında  dayanamadım. O mutlu , gözleri görünce sevinçten ağlamanın hazzını yaşadım. Merve konuştuktan sonra , telefonu alıp konuşamadım Amozonikle. Boğazım düğümlenmişti…

 

Sırayla diğer sınıflara , ellerimde poşetlerle şampuan, duş jeli, kalem dağıtmaya başladım.

 

Diş macunu ve diş fırçası ve duş lifi de vardı kolilerde. Ama tüm okul için yeterli sayıda değildi. Bende 1. ve kendi sınıfımın öğrencilerine dağııttıım sadece.

 

1 . Sınıflar ayrı bi güzeldi. O sevinci anlatamam. Küçücük elleriyle duş lifini alıp saçlarına götürdüler.  Saçları için sandılar. Hemen anlattım. Mavi renkli olan duş jelini, bu lifin üstüne döküp yıkacaklarını anlattım. “öğretmenimmm, ayaklarımıda yıkayacak mıyım?”

 

 

7 . sınıf  öğretmeni, tenefüste anlattı; “Esra hocam, çocuklar ders boyu sıranın altına koydukları tarak ve şampuanlara baktılar. İnsan bıkmadan 5 dk da bir nasıl bakar yaa” dedi.  Hediye idi o, onlar için gelmişti. Eve gidip onunla yıkanmayı hayal ediyordu belki de … Heyecanını dizginleyemeyip, habire sıra altındaki hediyelere bakmışlar…

 

Ödev defterleri  yok. Not defterleri de göndermişti Amozonik. 7. sınıflara dağıttım hepsini.

 

Ayakkabı temizleme bezleri….bu bezleri dağıtırken, artık tozlu ayakkabı görmeyeceğim dedim. Biri çıktı; öğretmenim cebimden hiç çıkarmayacağım” dedi. O tenefüs dikkat ettim, hepsinin ayakkabıları boyalı olmasa da tozlu değildi.

 




Öğrencilerimden bir tanesi böbreklerinden ameliyat oldu. 2 haftadır gelmiyor. Bugün gelenlerden bir poşet hazırlayıp onun evine gittim. Yıkanması yasakmış bir süre daha. Ama anne bu gece bununla(duş jelini göstererek) yıkasana. Dedi. Tabi Hikmet’ e de anlattım önce Duş jelini. O da bilmiyordu çünkü. Merve’nin Amozonik le konuştuğunu söyledim. “bende konuşayım mı öğretmenim” dedi. Mutlu etmek istedim Hikmet’i “tabi arayalım hadi “ dedim.

 

 Sanki hepsi bir ağızdan olmuş gibi o da dedi, beni tanımadan yolladığın hediyeler için teşekkür ederim. Ben ameliyat oldum. Öğretmenim getirdi hediyelerden. Çok mutluyum. Ellerinden öperim dedi. Buraya gel, misafirimiz ol…..kendinden çıkan içtenlikle cümlelerdi bunlar. Babannesi, annesi, babası, ablası yanındaydı, Amozonik’e dualar ettiler.  Hikmet;”öğretmenim konuşamadım, çok heyecanlandım, annenin babanın da ellerinden öperim demeyi unuttum “ dedi.

 

 

Yarın tüm okul öğrencilerimiz, mis gibi gelecekler. Hatta 1. sınıflardaki bi kız öğrenci, “kafamı yıkayıp yarın sana koklatacam öğretmenim” dedi.

 

 

 

 

Mutlu olmak ne kadar kolay, mutlu etmek ne kadar kolay….Çocukları mutlu etmek ise çok kolay.  Benim çocuklarım çok mutlu oldu bugün. Amozonik sayesinde. O da çok mutlu oldu, mutlu ettiği çocukların sevinç seslerini duyduğu için.

 

Mutlaka seni burada misafir etmek isterim. Tüm köy seni tanıyor artık….

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !